IL 21 ÇALIŞMAMIZ SÖZLÜ SUNUM ÖDÜLÜ ALDI

TÜSAD Türkiye Solunum Araştırmaları Derneğinin 50. yılında 2-8 Ekim 2020 tarihleri arasında yapılan SOLUNUM 2020 DİJİTAL Kongresinde Bursa Uludağ Üniversitesinde yapılan " IL-21, COVID-19 Pnömonisi ile hospitalize edilen olgularda tanısal ve prognostik özellik gösteren bir biyobelirteç midir?" çalışması Sözlü Sunum Ödülü aldı. Uz. Dr. Nilüfer Aylin Acet Öztürk'ün sunduğu çalışmada Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı ve İmmünoloji Bilim Dalından katkı verenler; Nilüfer Aylin Acet Öztürk1, Ahmet Ursavaş1 Aslı Görek Cilektaşlı1, Ezgi Demirdöğen1, Funda Coşkun1 , Dane Ediger1, Esra Uzaslan1, , Diğdem Yöyen Ermiş2, Mert Karaca2, Orkun Terzi1, Merve Bayram1 , Dilara Ömer1 ,  Büşra Yiğitliler1 ,  Ahmet Yurttaş1 , Shahriyar Muharramov1  , Barbaros Oral2, Mehmet Karadağ1
1Uludağ Üniversitesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı, Bursa
2Uludağ Üniversitesi İmmunoloji Bilim Dalı

Çalışmanın Özeti: 

GİRİŞ: IL-21 γ-zincirli sitokin ailesinin bir üyesi olup aktive CD4+ T hüceler, NK T hücre ve Th17 hücreleri tarafından üretilmektedir. IL-21 anitiviral immunitenin oluşturulması ve sürdürülmesinde etkinlik göstermektedir. Serum IL-21 düzeyinin akut solunumsal viral enfeksiyonlarda sağlıklı bireylere göre daha yüksek olduğu gösterilmiştir. COVID-19 olgularında klinik kötüleşmenin ön görülmesi, hastaların tedavi ve takiplerinin bu bilgiye göre düzenlenmesi açısından önem arzetmektedir. METOD: Üçüncü basamak bir sağlık kuruluşuna 15 Mayıs - 15 Haziran 2020 tarihleri arasında başvurarak COVID-19 ön tanısı ile hospitalize edilen olgular ile COVID-19 dışı pnömoni ön tanısı ile interne edilen olgular sırasıyla vaka-kontrol çalışmasna dahil edilmişlerdir. BULGULAR: Çalışmaya 62 hasta dahil edilmiştir. Çalışma populasyonu 51(82.2%) COVID-19 ve 11(18.8%) COVID-19 dışı pnömoni olgusu içermektedir. COVID-19 olgularında COVID-19 dışı pnömoni olguları ile karşılaştırıldığında, serum IL-21 düzeyi anlamlı düzeyde yüksek (105.0 [93.9-210.7]vs92.0[47.6-100.8], p=0.01) ve serum CRP konsantrasyonu anlamlı olarak düşük (6.2[IQR 25-75:2.0-25.4]vs20.6[IQR 25-75:9.3-95.9],p=0.01) saptanmıştır. COVID-19 olgularının COVID-19 dışı pnömoni olgularından ayırımında kullanılmak üzere yapılan ROC analizinde serum IL-21 için cut-off değeri of 93 ng/L olarak hesaplanmış olup 90.9% sensitivite, 33.3% spesifite, 22.7% pozitif prediktif değer ve 94.4%negatif prediktif değere sahip olduğu gözlenmiştir. COVID-19 olguları içinde 10(19.6%) olgunun klinik ve radyolojik oalrak progresyon gösterdiği izlenmiştir. Klinik kötüleşme izlenen COVID-19 olgularında serum IL-21 düzeyi için belirlenen 160 ng/L sınır değerinin 80% sensitivite, %60.9 spesifite, %33.3 pozitif prediktif değer ve 92.5% negatif prediktif değere sahip olduğu saptanmıştır. Klinik kötüleşme ile ilişkilendirilen risk faktörlerinin çok değişkenli analizleri sonucunda IL-6 ve IL-21 düzeyi bağımsız risk faktörleri olarak tanımlanmıştır. Serum IL-6 düzeyinin ≥3.2 pg/mL oluşu klinik kötüleşme için 8.07 (95% CI:1.37-47.50,p=0.04) kat risk artışı ile ilişkilendirilmiş olup for serum IL-21düzeyinin ≥106ng/L oluşu 6.24 (95%CI:1.04 – 37.3,p=0.02) kat risk artışı ile ilişkilendirilmiştir. SONUÇ: Çalışmamız güncel literatürde COVID olgularında IL-21 düzeyini değerlendiren ilk çalışma olma özelliği taşımaktadır. Çalışmamız serum IL-21 düzeyinin hem COVID-19 olgularının ayırımında hem de prognozun ön görülmesinde kullanılabileceğini göstermektedir.

Emeği geçenleri kutluyor ve  teşekkür ediyoruz

 

 

 

Sosyal-Paylaşım

Anasayfaya Dön Güncel Haberler Haber Arşiv

Haber Tarihi : [09-Eki-2020]

Haber Görüntüleme : [383]